CANAN KARATAY HALKA KORKU SAÇIYOR!

Prof. Dr. Canan Karatay’ın domatesin fazla şeker içeriği ve bu yüzden fazla tüketilmemesi gerektiği şeklindeki açıklamasına İzmirli Uzman Ziraat Mühendisi Mine Pakkaner’den tepki geldi. Mine Pakkaner, Karatay’ın domates ile ilgili söylediği sözler için, “Bilimsellikten uzak, saçmalıyor” dedi. BİLGİ TERÖRÜ – Mine Pakkaner, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Son yıllarda hızla artan tarım ve gıdaya yönelik […]
GTHB Personel - Temmuz 16, 2017 7:29 pm

Prof. Dr. Canan Karatay’ın domatesin fazla şeker içeriği ve bu yüzden fazla tüketilmemesi gerektiği şeklindeki açıklamasına İzmirli Uzman Ziraat Mühendisi Mine Pakkaner’den tepki geldi. Mine Pakkaner, Karatay’ın domates ile ilgili söylediği sözler için, “Bilimsellikten uzak, saçmalıyor” dedi.

BİLGİ TERÖRÜ – Mine Pakkaner, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Son yıllarda hızla artan tarım ve gıdaya yönelik ahkâm kesmekten kaynaklanan bilgi terörü artık insafsız safhalara ulaşmış hatta komik olmaya başlamıştır. Tarımla ilgili meslek lisesi düzeyindeki en temel bilgilere dahi sahip olmayan kişiler, sürekli açıklamalar yapıp gündemde kalmayı başarmaktadır. Her ne hikmetse bu kişilerin medyatikliği ve popülerliği de ortadadır, dahası reytinglerini ve isimlerinin ticari olarak marka değerini artırmak için tarımı seçmiş olmaları da çok acıdır. Ayrıca vahim olan bir husus da şudur; araştırma yapmayı bilmeyen çok geniş bir kitle kendilerine körü körüne itibar etmektedir. Sonuç ise ne yazık ki tarım ve gıda açısından zarar verici boyutlara ulaşmış bulunmaktadır.”

ÇAMUR ATIYOR – “Gıdanın sanayileşmesine, işlenmesine, bu şekilde işlenmiş endüstriyel gıdayla beslenmeye karşı olabilirsiniz, hatta yaşam felsefesi haline de getirebilirsiniz. Organik tarım savunucusu olup konvansiyonel tarımın hiçbir türlüsüne evet demeyebilirsiniz ancak Dr. Canan Karatay’ın domatesle ilgili verdiği demeçte olduğu gibi saçmalamazsınız” diye konuşan Pakkaner, son olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Karatay, herhangi bir ziraat mühendisi veya teknikerine sorsaydı ya da herhangi bir çiftçimizin görüşünü alsaydı işin doğrusunu öğrenirdi. Böyle yaparsanız, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yerine meyve nedir, sebze nedir öğrenirsiniz, bölgelere göre yetiştiricilikten haberdar olursunuz. Zaten zor durumda olan çiftçimizin binbir emekle yetiştirdiği tarladaki milyonlarca ton ürününe çamur atmaz, amacı ailesini ve kendisini sağlıklı beslemek olan milyonlarca ana babayı manipule etmezsiniz. Açık olan bir şey var ki, bu gibi kişilerin yalan yanlış, eksik ve cahilce demeçleri bir sanal korku imparatorluğu yaratmaktadır. Burada acı olan tarım ve gıda üzerinde oynanan oyunlara farklı meslek disiplinindeki kişilerin sözde otoritelermiş gibi dâhil olması ve halka korku saçarak kendi doğrularını satma çabasıdır. Satma sözüm tam da doğrudur, çünkü bu beyanların ve televizyon programlarının ardından nedense hep yeni bir kitap ardından da bol müşteri gelir. Kötü tarım uygulamalarına, sağlıksız ve hileli gıdaya hep birlikte hayır diyelim ancak kendi meslek disiplinlerimiz konusunda yer alan bu gibi saçma ve mesnetsiz demeçlere de itibar etmeyelim gerekirse yasal yollara başvuralım. Yoksa meydanı boş bulan medya figürleri sözde otoritelerini sürdürüp sırtımızdan kazanmaya devam edecek.”